ıvır zıvır

  1. Search
  2. Subscribe
  3. Archive
  4. Random
  • Reblog if you can tell what season of Buffy you’re looking at based on Buffy’s hair.

    emreunayli:

    LOL, so true!!

    Posted on August 23, 2011 via buffy touched her ass and smiled. with 375 notes

    Source: slaygal

  • Toplum ve Düzen Sorunu Üzerine

    Son zamanlarda art arda ortaya çıkan taciz, tecavüz olayları bir şekilde toplumun kendisini sorgulamasını sağlamalı. Toplumdaki düzensizlik sorunu üzerine acilen bir komisyon kurulmalı ve bunun içerisinde sosyologlar, sivil toplum kuruluşları, psikologlar, kadın örgütleri temsilcileri bulunması gerekli olduğunu düşünüyorum. Batman’daki kadın intiharları, Mardin’de taşlanarak karnındaki bebeğiyle öldürülen kadın, Ağrı’da töre cinayetleri, Manisa’da çocuklara fuhuş yapılması, Edirne’de öz kızına ve torununa tecavüz eden eve hapseden bir baba, Şanlıurfa’da 22 yaşındaki bir erkeğin küçük çocuklara cinsel istismarı… Bunlar sadece basına yansıyan ve hükümetin anında yayın yasağı getirdiği haberler.

    İnsanın kanını donduran tüm bu haberlerin tek bir ortak noktası var: Cinsellik. Toplumun cinselliği bir tabu olarak görmesi, kısıtlaması ve ayıplaması tüm bu olayların başlangıç noktasını işaret ediyor. Toplumun büyük çoğunluğunun din üzerinden etkilenip istismar edildiği düşünülürse, cinselliğin neden tabu olarak görüldüğü basitçe cevaplanabilir. Dini bir baskı unsuru gibi algıladığı için çocuğa cinsel eğitimi yasaklayan aileler… Cinselliği yaşamanın bir suç olduğunu varsayıp çocukları kapalı kapılar ardında bırakan bir toplum.

    Cinsellik ve cinselliğin yanında getirdiği sorunlar Fransız filozof Michel Foucault’ya göre biyolojik meselelerden çok söylemseldir. Cinselliğin söylemsel yapısı koşullar ve kurallar dâhilinde toplumun davranışlarını kontrol altında tutar. Bugün modernleşmeyle birlikte aslında cinsel dürtüler daha çok bir rasyonalite alanına bağlanmıştır ve haz duygusundan yoksunlaştırılmıştır. Yani özgürleşen daha çok cinsellik üzerine olan söylemdir, cinsel eylem değil. Dolayısıyla cinsel sapkınlıkları da kuralcı ve baskıcı toplumun kendisi yaratmaktadır. Bu durumda, toplumu oluşturan yapı ve yine toplumun içindeki düzensizlikleri, sapkınlıkları yaratan topluluk yine aynı topluma tekabül ediyor.
    İnsanın ayrılmaz bir parçası olan cinselliğin örtülmeye çalışılması ve neredeyse yok edilmeye çalışılması muhafazakâr ve cahil zihniyetin bir sonucudur. Yobazlaşan toplumda çocukların ve kadınların cinsel istismara uğramamasına ihtimal yoktur. Nakşibendî tarikatının İsmailağa Kolu’nun yobaz liderinden Barbie oyuncak bebekler için “Öyle bebekler yapıyorlar ki, saçlarını tarıyorlar, uzun bacaklı falan, bunlara izin verilmiyor. Çünkü normal insanı tahrik edecek gibi. Tıpatıp bebekler, tıpa tıp benzetim var, sanki resim gibi, üstelik çıplak gibi.” açıklamasını yobaz, gerici zihniyetin cinselliğe bakış açısını göstermek için mükemmel bir örnek olduğunu düşünüyorum.
    Tüm bunlardan yola çıktığımız vakit, Türkiye toplumunun kendisini baskı unsuru dinden arınmış bir şekilde sorgulaması, analiz etmesi ve sorunlarının üstüne gitmesi gerektiği açıktır. Türkiye toplumunda cinselliğin bir tabu olarak görülmesinin sona ermesi ve bununla beraber cinsel eğitimin zorunlu kılınması gerekmektedir.

    Posted on July 10, 2010

  • Be alert for the rule of three.
    What you give returns to you.
    This lesson you must learn.
    You only get what you deserve

    Posted on July 10, 2010

  • Posted on July 9, 2010

  • Türkiye’de Yükselen Milliyetçilik ve Toplumda Kamplaşma

    Aslında Türkiye’deki milliyetçilik kavramını son zamanlarda yükselen bir olgu olarak görmemiz mümkün değil.Türkiye’de milliyetçi ideolojinin temelleri cumhuriyetin kuruluşundan itibaren çok sağlam şekilde atılmıştır.Yeni kurtuluş mücadelesinden çıkmış bir devletin tek partisi elbette milliyetçiliği savunmak zorundaydı.Ulus-devlet bütünlüğü ancak bu şekilde sağlanabilirdi.Eyalet sistemini değil de üniter devleti benimseyen Türkiye Cumhuriyeti’nde ulus bilinci bu şekilde oturtuldu.O günlerden bu günlere Türkiye çok buhranlar yaşadı, bazısını unutmak istedi, bazısının da hesabını sormaya çekindi.Fakat, esas zarar gören Türkiye’de yaşayan “toplum” oldu.Yaşadıklarımız birer tabuya dönüştü ve bunun zararlarını şu sıralar yine aynı “toplum” çekmektedir.
    Türkiye’deki siyasi partilerin çoğu can simidi olarak etnik milliyetçiliği kullanmış ve hala da kullanmaktadır.Belki bize o anda çok basit ve hoş gelen milliyetçi söylemlerin seçimlerde rant uğruna edildiğini fark edemedik –veya fark etmemiz engellendi-.
    Cumhuriyet Halk Partisi’ni sosyal demokratik bir parti olarak irdelersek, Türkiye’deki milliyetçilik potansiyelinin hiçbir zaman CHP’ye yaramayacağı açıktır, tam tersine zarar getirecektir.Milliyetçilik rantından o kadar çok yararlanan parti var ki bu ülkede.Son 4-5 aydır ülkeyi kasıp kavuran Demokratik Açılım, ceketinde Türk bayrağı rozeti eksik olmayan Tayyip Erdoğan ve partisinin eseridir.Demokratik açılımı veya Milli Birlik Açılımını, -ne isim verirseniz verin- burada tartışmak istemiyorum.Fakat belli ki, bu proje milliyetçi duyguların doruk noktasına ulaşmasını sağladı.Etrafımdaki herkes MHP’nin inanılmaz bir oy patlaması yapacağını, artık AKP’nin tek başına iktidar olmasının imkansız olduğunu, koalisyon hükümeti olacağını belirtiyor.Ben ise işte tam bu noktada CHP’nin alacağı çizginin koyu renklerle “sosyal demokrat” bir çizgide olması gerektiğini düşünüyorum.Bırakın, koyu milliyetçiliği, etnik milliyetçiliği MHP yapsın, İslam sentezinde BBP yapsın.CHP  ise AB yanlısı, sosyal demokrat ekonomi ve toplum reformlarıyla seçmeninin karşısına çıksın.Elitlerin milliyetçiliğini temsil etmekten çok halkın yanında, halkı temsil eden ileri görüşlü sosyal politikaların CHP tarafından benimsenmesi kanaatindeyim.
    Türkiye’deki demokratik değerlerin yükselişinin sadece “liberal” geçinenlere işlemesinden çok tüm toplumun kendisini demokrasi kavramının içinde hissetmesinin en önemli olgu olduğu açıktır.Şu anda Türkiye’de  oluşturulan demokrasi öyle bir demokrasi ki, iktidardaki siyasi partiye muhalif olan kesime anti-demokrat veya ulusalcı, iktidara yakın olanlara ise demokrasinin neferleri damgası basılmıştır.Sosyal demokrasinin, ve onunla birlikte gelen örgütlü toplumun varlığı bu noktada çok önemlidir.Bilinçli oluşturulan  demokrat – anti demokrat kamplaşması CHP’nin uygulayacağı sosyal politikalar ile birlikte eriyecek, toplumun her alanda örgütlenmesiyle sona erecektir.

    Posted on July 9, 2010

  • Posted on July 5, 2010

  • emreunayli
  • burcubagan
  • hergunebisarki
  • staff
  • karleka
  • boo-ring

Field Notes Theme. Designed by Manasto Jones. Powered by Tumblr.